Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu: Suudi Arabistan’ın son yıllarda profesyonel boksa yaptığı milyarlarca dolarlık yatırımın geleceği tartışılmaya devam ediyor.
Eski kulüp sahibi ve spor yorumcusu Simon Jordan, Suudi Arabistan’ın boksa sağladığı büyük finansal desteğin uzun vadede aynı seviyede devam etmeyeceğini savundu.
Jordan’a göre, Riyad yönetimi artık sporun kendi ekonomik düzenini oluşturmasını istiyor ve ilerleyen yıllarda devlet destekli yatırımlar kademeli olarak azalabilir.
Suudi Arabistan’ın hedefi kendi kendine yeten bir boks ekosistemi
Son üç yılda dünyanın en büyük boks organizasyonlarının arkasındaki finansal güç haline gelen Suudi Arabistan, çok sayıda dev karşılaşmayı hayata geçirirken yıllardır bir araya gelemeyen organizatörleri de aynı masada buluşturdu.
Simon Jordan ise bu sürecin sonsuza kadar aynı şekilde devam etmeyeceğini düşünüyor.
Jordan, TalkSport Boxing’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bence Suudiler ve genel olarak Orta Doğu’dan gelen para akışı yavaşlamaya başlayacak. Çünkü yapılması gereken büyük yatırımların önemli bölümü zaten gerçekleştirildi.
Bundan sonra sürekli devasa paralar harcamak isteyeceklerini düşünmüyorum. Artık boksun kendi ayakları üzerinde durmasını isteyecekler. O noktada Turki de geri planda kalabilir.
Mohammed bin Salman’ın (Veliyaht Prens) bundan sonraki süreçte bu projeyi aynı şekilde sürdürmesi için ona ne kadar görev vereceğini bilmiyorum. Ancak bu girişimin bölgedeki genç nesil üzerinde olumlu bir etkisi olduğu da açık.”
Turki Alalshikh son üç yılda boksun merkezine yerleşti
Turki Alalshikh liderliğinde Suudi Arabistan, son yıllarda profesyonel boksun en önemli finansörü haline geldi.
Bu süreçte yalnızca büyük unvan maçları organize edilmedi, aynı zamanda yıllardır anlaşamayan organizatörler ortak projelerde buluştu. Ayrıca UFC Başkanı Dana White’ın yeni boks organizasyonunun hayata geçirilmesinde de Suudi finansmanı önemli rol oynadı.
Yeni sistemin temel hedeflerinden biri ise her sıklette tek dünya şampiyonluğu kemeri bulunan daha sade bir yapı oluşturmak.
“Savaşı kendisi oluşturuyor, sonra barışı sağlayan kişi oluyor”
Simon Jordan, Turki Alalshikh’in boks üzerindeki etkisinin yalnızca organizatörleri bir araya getirmekten ibaret olmadığını dile getirdi.
Jordan şu ifadeleri kullandı:
“İşin ironik tarafı şu; önce savaşı kendisi oluşturuyor, ardından o savaşın barış görüşmelerini yöneten kişi haline geliyor.”
Jordan ayrıca üç yıl önce organizatör Eddie Hearn’e yaptığı uyarıyı da hatırlattı.
“Üç yıl önce Eddie Hearn’e söylemiştim; ‘Senin yaptığın işi o da yapabilir. Günün birinde bu açıdan bakıldığında senin rolün gereksiz hale gelebilir.’ demiştim. Çünkü bunu gerçekleştirebilecek finansal güce sahipti ve bugün bunun mümkün olduğunu kanıtladı. Artık herkes ona göre hareket ediyor.”
Boks büyüyor ancak futbol seviyesine ulaşabilir mi?
Simon Jordan, Suudi Arabistan’ın yatırımlarını eleştirse de Turki Alalshikh döneminde profesyonel boksun önemli ölçüde büyüdüğünü kabul etti.
Jordan’a göre Turki Alalshikh, boksun ticari potansiyelinin bugün ulaştığı seviyenin çok daha üzerinde olduğuna inanıyor. Ancak Jordan, boksun uzun vadede futbol veya kriket gibi küresel sporlarla aynı ekonomik seviyeye ulaşıp ulaşamayacağı konusunda şüphelerini koruyor.
Suudi yatırımlarının geleceği merak konusu
Önümüzdeki yıllar, Suudi Arabistan’ın boks stratejisinin nasıl şekilleneceğini gösterecek.
Eğer Riyad yönetimi finansal desteğini azaltırsa, büyük organizasyonların yükü yeniden organizatörler ve yayıncı kuruluşların omuzlarına binebilir. Ancak yatırımlar aynı hızla devam ederse, Turki Alalshikh’in profesyonel boks üzerindeki etkisinin daha da güçlenmesi bekleniyor.
GG Kontra
Suudi Arabistan’ın son yıllarda yaptığı yatırımları yalnızca boks üzerinden değerlendirmek büyük resmi kaçırmak olur. Boks, aslında “Vision 2030” olarak adlandırılan dev dönüşüm projesinin yalnızca küçük bir parçası.
2019 yılında başlatılan Riyadh Season, bugün dünyanın en büyük eğlence organizasyonlarından biri haline geldi.
Dünyaca ünlü sanatçıların konserlerinden dev boks gecelerine, UFC ve WWE organizasyonlarından tenis turnuvalarına, Formula 1 etkinliklerinden, Broadway gösterilerine (büyük ölçekli tiyatro ve müzikal gösterileri) kadar onlarca farklı organizasyon artık Riyad’da düzenleniyor.
Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu
İlk yılında yaklaşık 11 milyon ziyaretçiyi ağırlayan festival, sonraki yıllarda ziyaretçi sayısını katlayarak Suudi Arabistan turizminin en önemli lokomotiflerinden biri oldu.
2018 yılında Turki Alalshikh‘in başına geçtiği Genel Eğlence Başkanlığı (GEB)ise bu dönüşümün en önemli kurumlarından biri.
GEB; uluslararası organizasyonları ülkeye çekmek, eğlence sektörüne yatırım yapmak, özel sektörü teşvik etmek, turizmi büyütmek ve yerli eğlence endüstrisini geliştirmek amacıyla faaliyet gösteriyor. Bugün Riyadh Season ve Jeddah Season gibi dev organizasyonlar bu yapı tarafından yönetiliyor.
Profesyonel boksun son üç yılda adeta Riyad merkezli bir yapıya dönüşmesi de bu stratejinin sonucu.
- Oleksandr Usyk – Tyson Fury
- Anthony Joshua – Oleksandr Usyk
- Tyson Fury – Francis Ngannou
- Anthony Joshua – Francis Ngannou
- Artur Beterbiev – Dmitry Bivol
- Canelo Alvarez – Terence Crawford
gibi dev maçlar Suudi Arabistan’ın finansal desteğiyle gerçekleştirildi. Ayrıca yıllarca aynı masaya oturmayan organizatörlerin birlikte çalışması sağlandı ve Dana White’ın yeni boks projesinin temelinde de yine Suudi sermayesi yer aldı.
Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu
Ancak dönüşüm yalnızca boksla sınırlı değil. Futbolda Cristiano Ronaldo, Karim Benzema, Neymar ve Sadio Mané gibi dünya yıldızları Suudi Arabistan’a transfer edilirken, 2034 FIFA Dünya Kupası için milyarlarca dolarlık stadyum ve altyapı yatırımları hayata geçiriliyor.
Bunun yanında Qiddiya City, NEOM, Red Sea Project, Diriyah, AlUla ve New Murabba gibi mega projeler; tema parklarından Formula 1 pistlerine, e-spor merkezlerinden konser alanlarına kadar dünyanın en büyük eğlence ve turizm merkezlerinden bazılarını oluşturmayı hedefliyor.
Yaklaşık 35 yıl sonra sinema salonlarının yeniden açılması, uluslararası konserler, MDLBEAST Soundstorm festivali ve oyun sektörüne yapılan milyarlarca dolarlık yatırımlar da aynı vizyonun parçaları.
Bu projelerin temel amacı yalnızca petrol dışı gelirleri artırmak ya da turizmi geliştirmek değil. Elbette ekonomik çeşitlilik, yabancı yatırım çekmek ve genç nüfusa yeni yaşam alanları sunmak önemli hedefler arasında yer alıyor.
Ancak bana göre bütün bu yatırımların arkasındaki en büyük hedef, Suudi Arabistan’ın uluslararası arenadaki algısını ve imajını uzun vadede köklü şekilde değiştirmek.
Veliaht Prens Mohammed bin Salman‘ın zaman zaman yaptığı açıklamaları dinlediğimde, bu dönüşümün yalnızca spor veya eğlence yatırımlarından ibaret olmadığını görmek mümkün.
Bugün birçok kişi yaşananları sadece büyük bütçeli organizasyonlar olarak değerlendiriyor. Ben ise bunun çok daha kapsamlı bir stratejinin parçası olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki yıllarda bu vizyonun gerçek etkilerini hep birlikte daha net göreceğiz.




