Joe Louis, 88 Yıl Önce Tarihin En Sembolik Boks Maçlarından Birinde Max Schmeling’i Yıktı. 22 Haziran 1938 tarihinde New York’taki Yankee Stadyumu’nda gerçekleşen Joe Louis vs Max Schmeling rövanşı, yalnızca bir dünya şampiyonluk maçı değil, aynı zamanda spor tarihinin en önemli sembolik mücadelelerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Dönemin tartışmasız dünya ağır sıklet şampiyonu Joe Louis ile Alman boksör Max Schmeling arasındaki rövanş karşılaşması, II. Dünya Savaşı öncesinde yükselen siyasi gerilim nedeniyle tüm dünyanın dikkatini üzerine çekmişti.
1936 yılında yapılan ilk karşılaşmada Schmeling, Joe Louis’e profesyonel kariyerindeki ilk yenilgiyi tattırmıştı. Bu sonuç, Nazi Almanyası tarafından propaganda aracı olarak kullanılmış ve rövanş karşılaşmasına olan ilgiyi daha da artırmıştı.
Dünya Nefesini Tuttu
22 Haziran 1938 gecesi yaklaşık 70 bin seyirci Yankee Stadyumu’nu doldururken, milyonlarca kişi de radyolarının başından tarihi maçı takip etti.
Karşılaşma sadece bir boks maçı olarak görülmüyor, Amerika Birleşik Devletleri ile Nazi Almanyası arasındaki ideolojik mücadelenin sembolü olarak değerlendiriliyordu.
Dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’in Joe Louis’i Beyaz Saray’da kabul ederek destek vermesi, karşılaşmanın taşıdığı siyasi önemi gözler önüne sermişti.
ESPN arşivlerine göre mücadele, boks tarihinin en büyük politik ve sosyolojik anlam taşıyan karşılaşmalarından biri olarak kabul ediliyor.
Joe Louis Fırtına Gibi Başladı
Joe Louis rövanş maçında rakibine hiç şans tanımadı.
Karşılaşmanın ilk saniyesinden itibaren agresif başlayan Louis, Schmeling’i köşeye sıkıştırarak ağır darbelerle zor durumda bıraktı. Alman boksör ilk rauntta üç kez yere düştü ve hakem mücadeleyi yalnızca 2 dakika 4 saniye sonunda durdurdu.
Böylece Joe Louis, dünya ağır sıklet şampiyonluğunu korurken kariyerinin en unutulmaz galibiyetlerinden birine imza attı.
Maç sonunda Schmeling’in ciddi şekilde sakatlandığı ve hastanede tedavi gördüğü bildirildi. Mücadele boyunca Louis’in attığı 41 yumruğun 31’i isabet bulurken, Schmeling yalnızca iki yumruk atabildi.
Boks Tarihinin En Önemli Maçlarından Biri
Associated Press ve ESPN’in arşivlerinde yer alan değerlendirmelere göre Joe Louis vs Max Schmeling rövanşı, spor tarihinin en önemli ve en etkili karşılaşmalarından biri olarak kabul ediliyor.
Mücadele yalnızca dünya ağır sıklet şampiyonunu belirlemekle kalmadı, aynı zamanda dönemin siyasi atmosferinde büyük bir sembolik anlam taşıdı.
Bugün, aradan geçen 88 yıla rağmen Joe Louis’in Max Schmeling karşısında aldığı o tarihi galibiyet, boks tarihinin en unutulmaz anları arasında yer almaya devam ediyor.
GG Kontra
Joe Louis vs Max Schmeling rövanşı, politik ve ideolojik propaganda savaşlarının tam merkezinde yer alan, bana göre boks tarihinin en ikonik karşılaşmalarının başında gelmektedir. O yıllarda İkinci Dünya Savaşı’nın ayak sesleri artık açık şekilde duyulmaya başlamıştı.
Max Schmeling’in bu karşılaşmayı kaybetmesi adeta kaçınılmaz bir son gibiydi. Tüm dünyada Nazi Almanyası’nın ve ırkçı ideolojinin temsilcisi olarak görülüyordu.
Ancak gerçek çok farklıydı. Schmeling, Nazi Partisi’ne ve ırkçı düşüncelere yakın biri değildi. Hatta Almanya’dan kaçabileceği şüphesiyle Adolf Hitler tarafından ailesiyle birlikte yurt dışına seyahat etmesi dahi yasaklanmıştı.
Buna rağmen Amerika Birleşik Devletleri’ne geldiğinde sert protestolarla karşılaştı. Yakın dostlarından biri olan efsane ağır sıklet şampiyonu Jack Dempsey, ona defalarca Amerikan vatandaşlığına geçmesini tavsiye etti. Ancak Schmeling bunu hiçbir zaman kabul etmedi.
Irkçı söylemleri ve ayrımcılığı reddediyordu, fakat Alman kimliğinden de gurur duyduğunu açıkça ifade ediyordu. Bu nedenle sık sık, “Alman her zaman Almandır” sözünü tekrarlıyordu.
Joe Louis karşısındaki rövanşı kaybettikten sonra ise artık Nazi propagandasına hizmet edecek bir figür olmaktan çıkmıştı. Hitler yönetimi tarafından zorunlu olarak paraşütçü-havacı askeri birliklere gönderildi.
Savaş sona erdiğinde ise spor tarihinin en etkileyici dostluk hikâyelerinden biri başladı. Joe Louis ve Max Schmeling yıllar içerisinde çok yakın arkadaş oldular.
Joe Louis’in sağlık ve maddi sorunlar yaşadığı dönemlerde Schmeling sık sık Amerika’ya giderek onu ziyaret etti ve çeşitli maddi desteklerde bulundu.
Louis 1981 yılında hayatını kaybettiğinde, cenaze masraflarını Schmeling’in üstlendiği ve tabutunu taşıyanlar arasında yer aldığı biliniyor.
Max Schmeling ise dostunun ölümünden 24 yıl sonra, 2 Şubat 2005 tarihinde 99 yaşında hayata veda etti.
Bana göre Joe Louis ve Max Schmeling’in hikâyesi sadece bir boks maçını anlatmıyor. Bu hikâye; savaşın, siyasetin ve propagandanın gölgesinde kalan iki insanın, yıllar sonra dostluğa dönüşen destansı yaşam öyküsünü yansıtıyor.
Bu nedenle Louis vs Schmeling rövanşı, yalnızca boks tarihinin değil, spor tarihinin de en anlamlı mücadelelerinden biri olarak hatırlanmaya devam edecektir.

