Anthony Joshua İngiltere’ye döndü: Nijerya’daki facianın ardından cenaze hazırlığı

Anthony Joshua İngiltere’ye döndü. Dünya ağır sıklet boksunun en popüler isimlerinden Anthony Joshua, Nijerya’da geçirdiği ve iki yakın arkadaşının hayatını kaybettiği trajik trafik kazasının ardından İngiltere’ye geri döndü.

Kazada hastaneye kaldırılan Joshua’nın durumunun iyi olduğu, yalnızca hafif yaralanmalarla atlattığı ve tedavisini artık evinde sürdürdüğü bildirildi.

Özel jetle Londra’ya iniş, ardından evde istirahat

Edinilen bilgilere göre Joshua, cuma gecesi Londra Stansted Havalimanı’na kendi özel jetiyle iniş yaptı. Havalimanından güvenlik önlemleri eşliğinde ayrılan ünlü boksörün, doğrudan malikanesine götürüldüğü ve dinlenme sürecine burada devam ettiği aktarıldı.

Yakın çevresinin ise Joshua’nın fiziksel olarak toparlanmasının yanı sıra, yaşadığı olayın psikolojik etkileri nedeniyle de yakından destek verdikleri belirtildi.

Lagos yakınlarında facia: İki yakın arkadaşı hayatını kaybetti

Kaza, pazartesi günü Lagos yakınlarında meydana geldi. Joshua’nın içinde bulunduğu Lexus SUV/4×4 araç, yol kenarında duran bir kamyona çarptı. Çarpmanın şiddetiyle Joshua’nın güç ve kondisyon koçu Sina Ghami ile kişisel antrenörü Latif “Latz” Ayodele (ikisi de 36 yaşında) olay yerinde yaşamını yitirdi.

Joshua’nın ise kazanın ardından hastaneye kaldırıldığı, tedavisinin tamamlanmasının ardından çarşamba günü taburcu edildiği ve daha sonra hayatını kaybeden iki arkadaşı için morgda saygı ziyaretinde bulunduğu ifade edildi.

Bu iki ismin, Joshua’nın kariyerinde önemli rol oynayan, uzun süredir beraber çalışan ve yakın çevresinde “aile” gibi görülen kişiler olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle yaşanan kaybın, Joshua cephesinde sarsıcı bir etki yarattığı belirtiliyor.

Cenaze töreni 4 Ocak’ta Londra Merkez Camii’nde

Kazanın ardından gözler cenaze programına çevrildi. Sina Ghami ve Latif Ayodele için 4 Ocak Pazar (bugün) Londra’da Londra Merkez Camii’nde (London Central Mosque) cenaze namazı ve ardından defin işlemlerinin gerçekleştirileceği öğrenildi.

Aile üyeleri ve yakın dostların sabah saatlerinde yapılacak tören için davet edildiği ifade edilirken, Joshua’nın katılımı konusunda net karar vermediği bilgisi paylaşıldı.

“Katılırsa tören gölgelenebilir” endişesi

Joshua’nın cenazeye katılma isteği ile törenin hassasiyeti arasında kaldığı, yakın çevresine “ailenin acısının önüne geçmek istemediği” yönünde düşüncelerini aktardığı iddia ediliyor.

Ünlü boksörün cenazeye gitmesi halinde yoğun medya ilgisi ve kalabalık nedeniyle törenin adeta bir “gösteriye” dönüşmesinden endişe ettiği kaydedildi. Bu nedenle Joshua’nın, ailelerin duygularını ve törenin mahremiyetini önceleyerek karar vermek istediği belirtiliyor.

Sürücü hakkında dava: “Tehlikeli sürüş” ve “ehliyetsiz araç kullanma” suçlaması

Kazaya ilişkin hukuki süreçte ise aracın sürücüsü Adeniyi Mobolaji Kayode hakkında işlem başlatıldı. Kayode’un tehlikeli sürüşle ölüme neden olma, dikkatsiz sürüş, ihmalkârlık ve geçerli sürücü belgesi olmadan araç kullanma gibi suçlamalarla mahkemeye çıkarıldığı aktarıldı.

Kayode’un tüm suçlamaları reddederek olayın bir “kaza” olduğunu savunduğu ve aracın frenlerinin tutmadığını öne sürdüğü belirtildi.

Mahkeme sürecinde, Kayode’a 5 milyon Naira (3.575$) tutarında kefaletle serbest bırakıldığı belirlendiği; davanın ise 20 Ocak tarihine ertelendiği ifade edildi. Duruşmada sürücünün ailesinin de hazır bulunduğu, aile üyelerinin yaşanan ölümler nedeniyle üzüntülerini dile getirdiği aktarıldı.

“Son anda yer değiştirdi” iddiası gündemde

Olayın ardından dikkat çeken bir başka ayrıntı da Joshua’nın kazadan nasıl kurtulduğuna ilişkin iddia oldu. Buna göre Joshua, yolculuğun başlangıcında ön koltuktayken sürücünün sağ yan ayndan görüşünü etkilediği gerekçesiyle arka koltuğa geçmesini istendi.

Joshua’nın da yolculuğun hemen başında yer değiştirerek arka koltuğa geçtiği, kazada ağır yaralanmaktan bu şekilde kurtulduğu öne sürüldü. Bu iddia, olayın “kıl payı” atlatıldığı yorumlarını da beraberinde getirdi.

Resmî açıklamalar farklı ihtimallere işaret ediyor

Kazanın nedenine ilişkin açıklamalar ise farklı ihtimaller üzerinden ilerliyor. Bazı ilk değerlendirmelerde hız ve sollama girişimi gibi etkenlerden bahsedilirken; daha sonra bir başka açıklamada aracın yüksek hızda lastik patlaması nedeniyle kontrolden çıkmış olabileceği iddia edildi.

Sürücü cephesi ise ısrarla fren arızası savunmasını öne çıkarıyor. Bu başlıklarda nihai sonucun, mahkeme süreci ve teknik incelemelerle netleşmesi bekleniyor.

Joshua cephesinde yas ve toparlanma süreci

Joshua’nın İngiltere’ye dönüşüyle birlikte, bir yandan fiziksel iyileşme süreci sürerken diğer yandan iki yakın ismin kaybı nedeniyle yas atmosferi öne çıkıyor.

Spor dünyası ve boks camiasından birçok ismin taziye mesajları paylaştığı, Joshua’nın da kamuoyu önünde daha sakin bir tutumla süreci yönetmeye çalıştığı belirtiliyor.

Anthony Joshua İngiltere’ye döndü

GG Kontra

Kazanın üzerinden 6 gün geçti ama hâlâ “ne oldu?” sorusunun net bir cevabı yok. Daha da kötüsü, her gün başka bir senaryo servis ediliyor. Bir gün hız deniyor, ertesi gün lastik patladı deniyor; şimdi de “frenler tutmadı” masalı dolaşıma sokuluyor. Bu kadar kritik bir olayda tablo bu kadar sık değişiyorsa, ortada ya ciddi bir ihmalkârlık vardır ya da gerçeklerin üstü bilinçli şekilde örtülüyordur.

Bakın, bunu daha önce de söyledim: Anthony Joshua gibi dünyaca tanınan, milyon dolarlık bir spor yıldızını havalimanından almak için “sıradan” birini göndermezsiniz. Böyle bir isim için zincir sıkıdır; sürücü seçimi, araç seçimi, güzergâh planı ve güvenlik prosedürleri rastgele yürütülmez. O yüzden şoförü “tesadüfen oradaydı” gibi göstermeye çalışmak kimseyi ikna etmiyor.

Benim anladığım kadarıyla bu şoför, ülkede bağlantıları olan bir profil. Resmî ağızdan kapsamlı bir açıklama hâlâ yok. Ama Joshua ve ekibinin de bu belirsizlikten rahatsız olduğunu düşünüyorum. Çünkü ortada iki can kaybı var ve her şey “bahane üretme” yarışına dönmüş durumda.

Asıl soru şu: Şoförün detaylı sağlık raporu nerede? Kan, saç, idrar… Hepsi. Neden açıklanmıyor? Çünkü dünyanın her yerinde, sıradan bir kazada bile kolluk kuvvetlerinin ilk yaptığı şey alkol ve madde testidir. Bu işin prosedürü budur. Burada ise koskoca bir faciadan sonra en temel adımlar bile kamuoyuna net şekilde sunulmuyor.

Kısacası benim için mesele “fren tutmadı” iddiasından ibaret değil. Mesele; sürekli değişen anlatılar, eksik bilgiler ve cevaplanmayan sorular. Bu kazanın gerçek nedeni ortaya çıkana kadar bu hikâye kapanmış sayılmaz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer içerikler