Abdullah Mason Unvanını Nakavtla Korudu! Bell “Burnum Kırıldı Nefes Alamadım”

Abdullah Mason Unvanını Nakavtla Korudu! WBO hafif sıklet dünya şampiyonu Abdullah Mason, memleketi Cleveland’da çıktığı ilk unvan savunmasında beklenenden çok daha zorlu bir sınav verdi.

Deneyimli rakibi Albert Bell karşısında ilk bölümlerde zorlanan genç şampiyon, maçın ilerleyen dakikalarında tempoyu tamamen ele geçirerek 12. rauntta teknik nakavtla galibiyete ulaştı.

Karşılaşmanın ilk yarısında hareketli stili ve uzun mesafeli boksuyla dikkat çeken Bell, Mason’ın ritim bulmasını engelledi. Ancak ikinci yarıyla birlikte vücuda yaptığı sert ataklarla rakibini yıpratan Mason, son rauntta iki kez yere gönderdiği Bell karşısında hakemin maçı durdurmasıyla kemerini korumayı başardı.

Hakemin son raunttaki müdahalesi boks kamuoyunda tartışmalara neden olsa da, Mason maçın son bölümünde üstünlüğü tamamen ele geçiren isimdi.

Abdullah Mason: “Kartlarda geride olduğumu söylediler”

Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Abdullah Mason, dövüş planına sadık kaldığını ancak köşesinden gelen uyarının stratejisini değiştirdiğini söyledi.

Genç şampiyon şu ifadeleri kullandı:

“Kendimi harika hissediyordum. Maç için belirlediğimiz bir oyun planımız vardı. Mücadelenin büyük bölümünde kafaya yumruk atmaktan biraz çekindim çünkü onu vücut darbeleriyle bitirmek istiyordum. Son bölümlerde bana puan kartlarında geride olduğumu söylediler. Aslında geride değildim ama bunun üzerine yumruklarımı kafaya yönelttim ve maçı bu şekilde bitirdik.”

Rakibi Albert Bell’e de övgüler yağdıran Mason sözlerini şöyle sürdürdü:

“O çok iyi bir rakip. Fazla hata yapmıyor ve uzun erişim avantajını çok iyi kullanıyor. Bunun zor bir mücadele olacağını biliyordum. Sadece sabırlı olmam gerekiyordu. Dünya şampiyonu olabilecek yeteneklere sahip ama bunun benim karşımda gerçekleşmesine izin vermeyecektim.”

Olası rakipleriyle ilgili de iddialı konuşan Mason, kendisine meydan okumak isteyen herkese kapısının açık olduğunu belirtti.

Albert Bell: “Burnum kırıldı, nefes alamadım”

Kariyerinin ilk yenilgisini alan Albert Bell ise maç sonrasında yaşadığı fiziksel problemi açıkladı.

Bell, karşılaşmanın ilerleyen bölümlerinde burnunun kırıldığını ve bunun performansını ciddi şekilde etkilediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Burnum kırıldı. Sonrasında nefes alamıyordum. Sürekli ağzımdan nefes almak zorunda kaldım. Bu da beni ciddi şekilde yordu.”

Deneyimli boksör, buna rağmen maçı bırakmayı hiç düşünmediğini söyledi.

“Ben pes eden biri değilim. Ringde elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Abdullah iyi bir şampiyon. Ona saygı duyuyorum ama bu şartlarda mücadele etmek gerçekten çok zordu.”

Bell ayrıca hakemin maçı durdurma kararını tartışmak istemediğini belirterek, sonuçtan çok yaşadığı sakatlığın performansını etkilediğini ifade etti.

Bruce Carrington da kemerini başarıyla savundu

Gecenin yan ana maçında ise WBC tüy sıklet dünya şampiyonu Bruce “Shu Shu” Carrington, Rene Palacios’u hakem puanlarıyla mağlup ederek ilk unvan savunmasını başarıyla gerçekleştirdi.

Jab’ını ve ayak oyunlarını etkili kullanan Carrington, zaman zaman zor anlar yaşasa da mücadeleyi 118-110, 117-111 ve 116-112’lik puanlarla kazanmayı başardı.

Abdullah Mason Unvanını Nakavtla Korudu!

Abdullah Mason yükselişini sürdürüyor

Henüz kariyerinin başında olmasına rağmen dünya şampiyonluğunu başarıyla savunmayı başaran 22 yaşındaki Abdullah Mason, bu galibiyetle profesyonel kariyerindeki yenilgisiz serisini sürdürdü.

İlk bölümlerde zorlanmasına rağmen maç içinde yaptığı taktiksel değişiklik ve son raunttaki etkileyici bitirişi, genç şampiyonun üst düzey rekabet ortamında da çözüm üretebildiğini gösterdi.

Albert Bell ise kariyerinin ilk mağlubiyetini alsa da özellikle karşılaşmanın ilk yarısındaki performansıyla dünya şampiyonluğu seviyesinde rekabet edebileceğini kanıtladı.

Burnunun kırılmasıyla birlikte yaşadığı nefes problemi ise maçın kaderini belirleyen en önemli etkenlerden biri oldu.

GG Kontra

Abdullah Mason henüz 22 yaşında ve bugün profesyonel boksun en genç dünya şampiyonu. Kariyerinin bugüne kadarki en zorlu sınavını başarıyla geçti.

Savaş tanrıları ona hem fiziksel özellikler hem de doğal yetenek konusunda son derece cömert davranmış. Hız, zamanlama, güç, ring zekâsı ve soğukkanlılık… Bir şampiyonda bulunması gereken hemen her özelliğe sahip.

Bu karşılaşmayı ilginç kılan en önemli detaylardan biri ise iki boksörün geçmişte birçok kez birlikte sparring yapmış olmasıydı. Birbirlerinin güçlü ve zayıf yönlerini çok iyi biliyorlardı. Bu nedenle maçın ilk bölümü tam anlamıyla bir satranç mücadelesi şeklinde geçti.

33 yaşındaki Albert Bell, sahip olduğu boy ve uzanma avantajını ilk altı rauntta son derece etkili kullandı.

Mason’ın istediği mesafeye girmesine izin vermedi ve uzun jab’leriyle genç şampiyonu zorladı. Ancak yedinci raunttan itibaren inisiyatif tamamen Abdullah Mason’ın eline geçti.

Peki Mason’ın galibiyetinin anahtarı neydi?

Rakibinin daha tecrübeli olduğunu ve uzun mesafede çok etkili dövüştüğünü biliyordu. Bu nedenle karşılaşmanın ilk yarısında neredeyse tamamen vücuda çalıştı.

Bu son derece akıllıca hazırlanmış bir oyun planıydı. Çünkü Bell’in başını uzaktan yakalamaya çalışmak hem isabet oranını düşürecek hem de gereksiz yumruklar almasına neden olacaktı.

Vücuda yaptığı sistemli yatırımların karşılığını ikinci yarıda almaya başladı. Yedinci raunttan itibaren baskısını artırdı, mesafeyi kapattı ve artık kombinasyonlarını rakibinin başına yönlendirmeye başladı.

Sekizinci rauntta Bell’in burnunun kırılması ise mücadelenin kırılma anlarından biri oldu. O dakikadan sonra Bell nefes almakta zorlandı ve temposu gözle görülür şekilde düştü.

Beklenen final ise 12. rauntta geldi

Bell iki kez yere düştü. Hakem ikinci düşüşün ardından Bell’in gözlerine dikkatlice baktı ve saymaya bile gerek duymadan karşılaşmayı bitirdi.

Bence bu son derece doğru bir karardı. Raundun henüz başındaydılar, Bell’in maçı tamamlaması neredeyse imkânsızdı ve devam etmesi yalnızca gereksiz hasar almasına yol açacaktı.

Ben Abdullah Mason’ın profesyonel boksun gelecekteki en büyük süper Starlarından biri olacağına inanıyorum. Henüz yolun başında ve gelişime açık birçok yönü var.

Eğer büyük bir sakatlık ya da beklenmedik bir durum yaşamazsa, önümüzdeki 17-18 yıl boyunca dünya boksuna damga vuracak isimlerden biri olacağını düşünüyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer içerikler